Karadeniz’in en seçkin yaylalarını ve Batum’un canlı atmosferini bir araya getiren bu 3 gece 4 günlük program, doğa, kültür ve keşfi aynı rota üzerinde sunar. Pokut, Sal, Ayder, Avusor ve Huser yaylalarının kendine has dokusunu deneyimlerken; Çeçeva çay bahçesinde bölgenin doğal aromasını hissedebilir, Batum’da ise şehir yaşamının renkli tarafıyla tanışabilirsiniz.
Tura, tarihi taş köprüleri ve otantik mimarisiyle ünlü Şenyuva Köyü’nde başlıyoruz. Çinçiva olarak da bilinen bu köy, Fırtına Deresi’nin yanında, masalsı bir atmosfer sunar. Bölgedeki tarihi kemer köprülerde fotoğraf molası veriyoruz ve köyün samimi ortamını keşfediyoruz.
Şenyuva’nın ardından rotamız, deniz seviyesinden 2.100 metre yükseklikteki Pokut Yaylası. Bulutların üzerinde hissedeceğiniz bu büyülü yaylada, Karadeniz ormanlarının yemyeşil manzarasına hayran kalacaksınız. Pokut, özellikle ahşap evleriyle ve manzarasıyla doğa severlerin vazgeçilmez duraklarından biridir.
Pokut Yaylası’ndan kısa bir yürüyüş mesafesinde bulunan Sal Yaylası, Karadeniz’in huzur dolu yayla yaşamını gözlemlemek için idealdir. Burada, geleneksel yayla evlerini görüp muhteşem doğanın tadını çıkarabilirsiniz. Günün sonunda Fırtına Vadisi’nde konaklayarak, derenin sesi eşliğinde huzurlu bir geceye hazırlanıyoruz.
İkinci günümüz, Fırtına Vadisi’nin derinliklerindeki Tar Deresi Bulut Şelalesi ile başlıyor. Adeta saklı bir cennet gibi olan bu şelale, doğanın en saf ve etkileyici yüzünü görme şansı sunuyor. Şelaleye giden yürüyüş yolunda, kuş sesleri ve dere şırıltısı eşliğinde huzur bulacaksınız.
Sonraki durağımız, Rize’nin en bilinen ve en çok ziyaret edilen yaylalarından biri olan Ayder Yaylası. Termal sularıyla ünlü bu yayla, çam ormanlarının arasında adeta bir doğa harikası. Burada öğle yemeği molası vererek Karadeniz mutfağının eşsiz lezzetlerini tadabilirsiniz.
Ayder’den sonra Avusor Yaylası’na doğru yola çıkıyoruz. Avusor, özellikle gölleriyle ünlüdür ve maceracı ruhlara hitap eden bir yayladır. Serin hava ve dingin ortam, ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunar.
Günün sonunda, gün batımını izlemek için Huser Yaylası’na çıkıyoruz. Bu yayla, Karadeniz’in ünlü sis denizi manzarasına tanıklık etmek için en ideal noktadır. Güneşin bulutların arasından batışını izlemek, unutulmaz bir anı olarak hafızalarınıza kazınacak. Gece yine Fırtına Vadisi’nde dinlenerek günü tamamlıyoruz.
3. Gün: Batum
Sabah saat 09.30’da Fırtına Vadisi’nden hareket ederek Sarp Sınır Kapısı’na doğru yola çıkıyoruz. Araç ve kimlik kontrollü geçişlerimizi tamamladıktan sonra ilk ziyaret noktamız olan Aziz Andrea Anıtı’na ulaşıyoruz. Hristiyanlığın Kafkasya’ya gelişini simgeleyen bu önemli yapı, Batum’un tarihi ve manevi dokusunu yansıtan özel bir duraktır. Ardından Poseidon Heykeli’ni ziyaret ederek şehrin denizcilik geçmişine gönderme yapan bu etkileyici eseri yakından görüyoruz. Sonrasında Batum’un kalbi sayılan Avrupa Meydanına geçiyor ve Medea Heykeli’nin gölgesinde kısa bir yürüyüşle şehrin atmosferini hissediyoruz. Buradan Piazza Meydanına geçerek İtalyan mimarisinin izlerini taşıyan, kafeleri ve canlı yapısıyla dikkat çeken bu alanda kısa bir mola veriyoruz. Turumuza Aziz Nicholas Kilisesi ziyareti ile devam ediyor; Ortodoks mimarisinin zarif örneklerinden biri olan bu yapının dingin atmosferini deneyimliyoruz. Ardından Orta Camiini ziyaret ederek Batum’un çok kültürlü yapısının önemli sembollerinden birini keşfediyoruz. Son durağımız olan Ali ve Nino Heykelinde, iki farklı kültürün trajik aşk hikâyesini simgeleyen bu hareketli yapıyı izleyerek turumuzu tamamlıyoruz. Dileyen misafirlerimizle yaklaşık 30 dakikalık tekne turu (ekstra) yaptıktan sonra serbest zamanımızı geçiriyor ve ardından Fırtına Vadisi’ne dönüş yolculuğumuza başlıyoruz.
Son günümüzde, dünyaca ünlü Rize çayının üretildiği Çeçeva Çay Bahçesi’ni ziyaret ediyoruz. Burası, çay tarlalarının oluşturduğu büyüleyici manzarasıyla kartpostalları aratmayan bir yer. Çayın üretim aşamalarını öğrenip, enfes bir Karadeniz çayı tadabilirsiniz.
Çay bahçesinden sonra, el yapımı bıçaklarıyla ünlü Sürmene Bıçakçı Çarşısı’na gidiyoruz. Burada ustaların el emeğiyle hazırladığı bıçakları inceleyebilir ve sevdiklerinize hediyelik olarak satın alabilirsiniz.
Turumuzun son durağı, çayın işlenme sürecini yerinde göreceğiniz bir çay fabrikası olacak. Fabrikada, çayın dalından bardağınıza kadar olan serüvenini öğrenirken, Karadeniz’in bu eşsiz lezzetinin arka planındaki emeği takdir edeceksiniz.
Son olarak, havalimanına doğru yola çıkıyor ve Karadeniz’in yeşil doğasında geçen unutulmaz bir turu tamamlıyoruz.